Yüz Felci
Haziran 29th, 2008Yüz Siniri Nerededir: Beyin ile beyin sapı arasında yüz sinirini oluşturacak lifler karışık bir şekilde gelir. Bu bölüm daha çok Nöroloji ile ilgilidir. Beyin sapından sonra yüz siniri kıvrımlı biryol izler. İç kulak yolundan geçerek, orta kulağında çevresini dolaşır ve kulak arkasından doğru birkaç dal halinde yüz kaslarına ulaşır. Yüz kaslarına ulaşmadan önce kulak önündeki tükrük bezinin içinden geçer. İç kulak yolundan geçerken işitme siniri ile birlikte bulunur. Yolu boyunca bazı dallar verir ve bu dallar çeşitli görevler yaparlar. Gözyaşı bezinin salgısını, çene altındaki tükrük bezlerinin salgısını ve dilin tat hücrelerinin görev yapmasını da yüz sinirinin dalları sağlar.
Devamını Okumak İçin Tıklayınız »
Boğulmalarda ilk yardım
Haziran 21st, 2008Böyle bir durumda sudan çıkarılan şahsın, yapay solunumla oksijenasyonu sağlanmaya çalışılmalı ve zaman kaybdilmeden hasteneye kaldırılmalıdır.
Boğulma yüzme bilenlerin bile başına gelebilir. Suda boğulanların yalnızca yüzde 50sinin hiç yüzme bilmediği düşünülürse, yüzme bilenlerin de bazı önlemlere uymaları gerektiği anlaşılır. Ozellikle sualtında yüzenlerde duyu kaybı görülebilir.Boğulmalarda ölüm nedeninin akciğerlere su dolması olduğu varsayıldığından yardım etmek için suyun boşaltılmasına çalışılarak zaman kaybedilir. Oysa boğulmanın ilk evresinde, kazaya uğrayan kişi soluğunu tutacak durumda olmadığından, istenci dışında bir miktar su yutar. Ama kısa bir süre sonra gırtlakta, suyun solunum yollarına ve akciğerlere girmesini engelleyen bir kasılma gerçekleşir. Ancak kişi duyularını yitirdiğinde, gırtlak gevşer, mideye ve akciğerlere yeniden su gider. Boğulan pek çok kişinin (yaklaşık yüzde 10-15) akciğerlerde fazla su olmadan, oksijensiz kalarak ölmesi boğulmanın ilk evresinde gerçekleşir. Dolayısıyla yardıma koşanların, akciğerlerdeki az miktardaki suyu çıkarmaya çalışarak zaman kaybetmeden, yapay solunuma başlaması gerekir. Boğulma sonucunda solunum yetmezliğine yol açan mekanizmalar kazanın tatlı ya da tuzlu suda olmasına göre değişir.
Devamını Okumak İçin Tıklayınız »
Cinselliği Siz Öğretin - Ergenlik Çağı
Haziran 15th, 2008Cinselliği Siz Öğretin - Ergenlik Çağı
Ergenliğin en önemli aşamalarından biri de cinsellik. Ve uzmanlara göre çocuğunuz cinselliği sokaktan değil, bilimsel yollarla sizden öğrenmeli..
Ergenlikle birlikte ”buluğa ermek”ten de bahsedilir. Kız çocuklarının âdet görmesi, erkek çocuklarının da penislerinin sertleşerek boşalmasına ”buluğa ermek” deniyor ve bunlar ergenliğin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Çocukluk döneminin tamamlanmasıyla birlikte hormonların neden olduğu inanılmaz bir fırtına içinde değişim başlıyor. Kız - kadın, oğlan - erkek olmaya, sevimli minik yavrularımız cinselliği düşünmeye başlıyor.
Devamını Okumak İçin Tıklayınız »
Ergenli (Adölesan) Dönemi ile İlgili Bilgiler - Ergenlik Çağı
Haziran 15th, 2008Ergenli (Adölesan) Dönemi ile İlgili Bilgiler - Ergenlik Çağı
1-ADÖLESAN DÖNEMİNİN TANIMI VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Tanımı:
Adölesan çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemi olarak tanımlanır. Halk arasında ergenlik, delikanlılık dönemi ile eş anlamlı kullanılmaktadır. Adölesan dönemi seksüel, fiziksel ve ruhsal gelişimin tamamlanarak çocuğun yetişkin birey haline gelme dönemidir. Kişisel farklılıklar göstermekle birlikte kabaca 11-21 yaşlarını kapsar. Ergenlik =Puberte ise seksüel ve fiziksel gelişimin tamamlanarak bireyin cinsel olgunluk ve üreme yeteneğini kazanması olarak tanımlanabilir. Dolayısıyla ergenlik dönemi, adölesan dönemi içinde yer alır.
Adölesan döneminin özelliği çocukta, daha önceden olmayan birtakım değişikliklerin hem bedensel hem de ruhsal olarak ortaya çıkmasıdır. Bu değişiklikler çocuğun ileride nasıl bir erişkin olacağını belirleyeceğinden adölesan dönemi insan hayatı için çok önemlidir.
Devamını Okumak İçin Tıklayınız »
Uyumsuz Çocuklar - Ergenlik Çağı
Haziran 15th, 2008Uyumsuz Çocuklar - Ergenlik Çağı
Değerli okurlarım, size göre uyumsuz bir çocuğunuz varsa, sebebini aramak için başka yerlere bakmayın. Çocuğun bu konulardaki sorunlarının en büyük nedeni, ailesinden yaşadığı ortamdan, anne, baba, kardeş ve çevre ile olan ilişkilerinden kaynaklanır.
Bu tür ya da başka benzeri bir sorun var ama, siz anne baba olarak üstesinden gelemiyor, bir psikiyatırdan yani bir uzmandan bilgi endinmek, yardım almak istiyorsanız, çocuğunuzu hemen bir uzmana götürmeyiniz.Bu tür girişimler kimi zaman ters tepebilir. Önce siz, yani anne ya da baba, ya da mümkünse ikiniz birden bir uzmanla görüşün.
Devamını Okumak İçin Tıklayınız »
Albüminüri
Haziran 12th, 2008Albüminüri
İdrarda, albümin bulunmasına; Tıp dilinde Albüminüri; halk arasında ise, aktutma denir.
Bir çok hastalıklarda, özellikle Böbrek hastalıklarında, idrarda albümin görülür.
Mümkün olduğu kadar süt içmeli, patates haşlaması ile muhallebiyi sofradan eksik etmemelidir.
Baharatlı yiyecekler, biber, turşu ve tuz kesinlikle terk edilmeli; kahve ve fazla miktarda su içilmemelidir.
Akrep sokması
Haziran 12th, 2008Akrep sokması
Akrep; sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğuyla zehirli bir iğnesi olan böcektir. Akrep soktuğunda yapılacak ilk iş; soktuğu yerin altını ve üstünü sıkıca bağlamaktır. Sonra; iğnenin bulunduğu yer, iki parmak arasına alınıp, kan akıncaya kadar sıkılır ve üzerine amonyak sürülür.
Ağız yaraları
Haziran 12th, 2008Ağız yaraları
Ağız yaraları, “basit” ve “derin” veya “sert kenarlı” yaralar olmak üzere iki grupta toplanabilir. Çoğunlukla, üşütme veya hazımsızlıktan kaynaklanır.
Yaraların etrafı, kırmızı bir çizgi ile çevrilidir. Başlangıçta, içi su dolu kabarcıklar halindedirler. Sonradan patlayarak etrafa yayılır ve sancılı ağrılara neden olurlar.
Çocuklarda; kızamık ve çiçek hastalıkları sırasında da aynı yaralar meydana gelebilir.
Adenit
Haziran 12th, 2008Adale romatizması
Haziran 12th, 2008Adale romatizması
Çoğunlukla, şiddetli soğuk algınlıklarından sonra görülen ve hareket etmenin zorlaşmasına neden olan bir çeşit romatizmadır. Tıp dilinde Myalgia, Fibrozit denir.
Korunmak için terli çamaşırları, en kısa zamanda değiştirmek ve üşütmemek gerekir.