SAÇIN UZAMASINDA YARDIMCI ETMENLER
Saçın Uzamasında Etkili Bitkiler
Papatya: Saçların sağlıklı uzamasını destekler.
Isırganotu: Saç uzamasını destekler ve saç dökülmesini azaltır.
Bu bitkileri suda kaynatın, soğumasını bekleyin ve saçınıza dökün.
Saçın Uzamasına Yardımcı Olan Vitamin & Besleyiciler
• C vitamini özellikle turunçgil meyve ve suları, brokoli ve yeşil biber gibi taze meyve ve sebzelerde bulunur,
• B Kompleksi ,
Et, balık, karaciğer, buğday tohumu, peynir, süt ve yumurta gibi besinlerden alınır. Protein de aynı zamanda saçlarınızı güçlendirir.
Diğer Yardımcı Öneriler
• Saç kesimi: Evet,bu devrede küçük bir gerçek var ki o da saç kesiminin saçlarınızı uzatmaması! Kırıkları önlemek için saçlarınızı uçlarından kestirmeniz sadece saçlarınızı sağlıklı gösterir .O yüzden her altı haftada bir düzelttirmelisiniz.
• Tarama: Saçlarınızı çok fazla taramanız saçlarınızı yıpratır. Yağların kafa derinizden saç uçlarına kadar yayılması için saçlarınızı taramanıza gerek yok. Kafa derinizi en az şekilde taramanız, saçların uzamasını hızlandırır, kan dolaşımını teşvik etmeye yardımcı olur.
• Kafa Derisi Masajı: Saçların uzamasına çok yararı vardır. Duştayken saçlarınıza besleyici uygulayın ve 3-5 dakika yuvarlak hareketlerle masaj yapın. Bu, kan dolaşımını teşvik ederek,saçların daha parlak uzamasını sağlar.
• Egzersiz: Tüm sağlığınız için çok büyük bir etkendir. Metabolizma ve kan dolaşımınızı hızlandırarak saçların uzamasında etkilidir.
PSİKOTERAPİ
Davranışsal ve zihinsel süreçlerdeki sosyal veya bireysel uyumsuzluğu ortadan kaldırabilmek amacıyla uygulanan yöntemler bütünüdür. Bu yöntemler bütününde temel ortak nokta terapi içinde danışanın ve terapistin bire bir iletişim içinde olmasıdır. Elbette bu iletişimin doğası gereği gizliliğe saygı içerisinde tüm bilgilerin ve danışanın güvenliği ön planda tutulmalıdır.
Yaklaşımlar
Her ne kadar danışanın davranışlarının üzerinde değişiklik terapinin temel hedefi gibi görünse de, genel olarak duygu-davranış-düşünce aksının düzgün ve uyumlu çalışması için çeşitli yaklaşımlar kullanılır.
Psikoterapi, psikoanalitik psikoterapi, psikodrama, bilissel psikoterapi gibi çeşitli ekoller ve yaklaşımlar temelde danışanın duygu-düşünce-davranış aksındaki yanlış yönlenmeleri normale döndürmeye çalışır. Elbette buradaki NORMAL tanımı tamamen bireysel talebe yöneliktir. Bazı danışanlar için sadece sosyal uyum ve üretebilme yeteneği normale dönüş olarak belirlenirken, bazı danışanlar için sevebilme yetisini geliştirmek normale dönüş olarak kabul edilebilir.
Terapide seçilecek yöntem; temel olarak danışanın uyumuna, hedefine ve onayına bağlı olarak belirlenir. Sonuçta psikoterapideki tüm çabalar insancıl bir yaklaşımla mümkün olan en yüksek iletişim ve uyumu yakalayabilmeye yöneliktir.
Psikoterapideki tıbbi modelde danışan sağlıklı olmayan bir kişi olarak kabul edilir ve terapist sağlığı geri getirme yönünde çabalar gösterir.
Günümüzde psikiyatrik tedavide ilaç kullanılması, EKT veya Freud’cu analitik terapi gibi yöntemlerin kullanılmasının amacı budur. İnsancıl modelde ise kişinin kendisini daha yakından tanıyarak gerekli değişim konusunda cesaretlendirilmesi ve yönlendirilmesi söz konusudur. Örneğin; Gestalt tedavisi veya bütünleyici terapiler.
Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın, terapinin sonucu ve süresi danışanın katılım sınırları ve bütçesi ile bağlayıcıdır. Bu nedenle psikolojik sorunların sigorta kapsamında olduğu hallerde kurumlar en süratli yaklaşımı tercih etmektedirler. Yine de bu yaklaşımın her danışanda etkili olacağı gibi bir kesinlik söz konusu olmamaktadır.
Psikoterapötik Yöntemler
Yirminci yüzyılda iletişimin ve bilgi transferinin güçlenmesi ile aşağıda yazılanlar dışında birçok yeni yöntem kullanıma girmektedir ve gelişmektedir.
· Analitik psikoloji,
· Otojenik psikoterapi,
· Davranışçı Terapi,
· Biyodinamik psikoterapi,
· Biyoenerji analizi,
· Jung psikoterapisi,
· Rogers psikoterapisi,
· Bilişsel analitik psikoterapi,
· Bilişsel davranışçı psikoterapi,
· Yoğunlaştırılmış hareket terapisi,
· Grup terapisi,
· Varoluşçu terapi,
· Aile terapisi,
· Freudian psukoanalitik psikoterapi,
· Gestalt terapisi,
· İnsancıl psikoterapi,
· Logoterapi,
· Nöro-Linguistik Programlama Programming,
· Bireysel psikoterapi,
· Kişisel yapıcı psikoterapi,
· Pozitif psikoterapi,
· Bedensel bütünleştirme,
· Psikodrama,
· Psikoanaliz,
· Psikodrama,
· Psikodinamik psikoterapi,
· Psiko-organik analiz,
· Psikosentez,
· Duygusal Davranışçı terapi,
· Reichian psikoterapi,
· Transaksiyonel analiz,
· Kişiler arası psikoterapi,
Psikoterapi araçları
§ Sanatsal yaklaşım,
§ Bedensel çalışma,
§ Katarsis (duygusal boşalım),
§ Yaşam koçluğu,
§ Rüya analizi ve değerlendirmesi,
§ Empati,
§ Günce takibi,
§ Mesajlaşmalar,
§ Gizli yüreklendirmeler,
§ Duygusal boşalım tekniği (EFT),
§ Göz takibi ile beyinsel dugu boşalımı (EMDR),
§ Hipnoterapi,
§ Reiki,
§ Ters psikoloji yaklaşımı,
§ Yansıtmalı dinleme,
§ Gerileme,
§ Rol denemeleri,
§ Kum oyunları,
§ Koşusluz olumlu saygı,
§ Deneyim-onaylama,
§ Yansıtmaların yorumlanması,
§ Transferansın yorumlanması,
§ Geri bildirim.
MİGREN VE AĞRILAR
Ağrı Kontrolü
Ağrı sinir uçlarından çıkan uyarıların, çeşitli sinir yollarını takip ederek beyne iletilmesi ve bu uyarıların belirli merkezler tarafından değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkan bir duygudur. Ağrı bir organın veya vücudun bir bölününün hastalık geçirmekte olduğunu ve korunması gerektiğini bildiren bir uyarıcıdır. Bu nedenledir ki ağrı söz konusu olduğunda kişi sağlık muayenesi için ilgili merkezlere başvurur ve tedavi görür.
Ancak ağrı uzun süreli ise ve sosyal yaşamı ve günlük aktiviteleri olumsuz şekilde etkilemeye başladı ise kontrol altına alınması gerekli hale gelmiştir. Bu amaçla ağrı kesiciler kullanılabildiği gibi, beyindeki ağrı merkezlerinin algılama hassasiyetini artırmak üzere hipnoterapi ve EFT uygulanabilmektedir.
Hipnoterapi ve EFT ile kontrol altına alınan ağrının bulunduğu yer çok önemlidir. Bu nedenle tüm ağrı tipleri değil sadece belirli ağrı tipleri kontrol altın alınır.
Örneğin; migreni olan bir kişide tüm başağrıları değil sadece migrene bağlı olduğu bilinen tipteki ağrılara karşı dayanıklılık yükseltilmeye çalışılır.
Hipnoterapi ile ağrı eşiği değiştirilerek veya algılama üzerinde etki sağlanarak ağrıları kontrol edilebilen durumlar:
- Bel ağrısı (organik bir bozukluğa bağlı olmayan),
- Romatoid artrit,
- Osteoartrit,
- Migren ve gerginlik ağrıları,
- Müzmin eklem ağrıları,
- Fibromiyalji,
- Lupus,
- İrritabl kolon sendromu,
- Crohn hastalığı,
- Karpal tünel sendromu,
- Sinir incinmeleri,
- Birçok diğer durumlar.
Migren
- Şiddetli baş ağrısı ve/veya,
- Bulantı-kusma,
- Uyuşukluk hissi,
- Sese ve ışığa karşı hassasiyet,
- 2 saatten 72 saate kadar sürmesi,
- Migren krizleri haricinde normal sağlık durumu,
- Migren antik çağlardan bu yana her kesimden insanı etkileyen bir olgudur. Migren, daha çok kadınlarda görülmektedir. Yaş, kilo, kişilik yapısı gibi pek çok özellik yönünden migren hastalarının farklılaşmadığı bulunmuştur.
Migreni tetikleyen faktörler, stres, sigara, alkol, düzensiz beslenme, bazı besinler (çikolata, peynir, kahve gibi) az uyumak, çok uyumak, aşırı egzersiz, yorgunluk, açlık, bazı ilaçlardır.
Tedavide bütüncül psikoterapiyle birlikte, hipnoterapi kullanılmakta ve danışana otohipnoz becerisi kazandırılmaktadır.
PMS (Adet Öncesi Sendromu)
Adet başlangıcından ik ihafta öncesinden itibaren görülmeye başlayan ve yaklaşık 150 adede ulaşabilen belirtiler topluluğudur. 1930′larda Dr. Robert Frank tarafından tanımlanmıştır. Genç kızlık dönemindeki kişilerin %60 ila 80′inde gözlenebildiği belirtilmektedir.
Aşağıda bir kısmı verilen belirtiler adet dönemine yaklaştıkça şiddetlenebilir.
Çabuk sinirlenme, sıkıntı, kaygı, bitkinlik, asabilik, depresyon gibi duygusal belirtilere ek olarak konsantrasyon bozukluğu, cinsel istekde değişmeler, kendini değersiz ve kötü hissetme, karınlarda ve göğüslerde gerginlik ve şişkinlik, karın ağrısı ve gaz, su toplanması, iştah değişiklikleri, ağrılar, barsak işlevinde değişiklikler, tembellik, uyku düzeni bozukluğuu gibi birçok değişiklikler ortaya çıkmaktadır. Temelde sinir uçlarının ve beyindeki merkezlerin hassasiyetinde artış sözkonusudur.
Bazı önlemler PMS belirtilerini azaltabilmektedir. Örneğin kahve ve kolalı içecek türü tüketiminin azaltılması, alkolden uzak durulması, egzersiz ve yürüme gibi sporlar, yeterli ve düzenli uyku, strese neden olabilecek ortam ve kişilerden uzak durulması gibi önlemler PMS belirtilerini azaltabilir.
En temel yardım, bedende ve ruhsal ortamda gelişen aşırı hassasiyetin kontrol altına alınmasıdır. Bu amaçla bilişsel / davranışçı terapi ile sosyal terapi ve grup terapisi çok yararlı olur. Ek olarak hipnoterapi ile oto-hipnoz eğitimine ek olarak acil durumlarda uygulanmak üzere EFT eğitiminden fayda sağlanabilir.
DR. CANDAN ESİN
Syn. Dr. Candan ESİN’e öncelikle siteme vermiş olduğu değerden ötürü teşekkür ediyorum.
Öncelikle doktorumuzu tanıyalım:
Eğitim Özgeçmişi
· Eşkişehir Yunusemre İlkokulu Özel sınıf
· Eskişehir Koleji
· Ankara TED Koleji
· İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi
· Anadolu Üniversitesi AÖF İşletme
Mesleki Özgeçmiş
· Bartın SSK Hastanesi (Polikliniği)
· Malatya Uçaksavar Taburu Tabibi
· Esnaf Hastanesi Dahiliye Servisi Tabibi
· Birçok özel poliklinik doktorluğu
· İlaç endüstrisi
· Hipnoterapi uygulamaları
· Psikoterapi uygulamaları
· PEM-BEN Bostancı (Hipnoterapi + Psikoterapi + EFT + EMDR + Genel Tıp doktorluğu)
Kurslar / Eğitimler
§ Yeditepe Üniversitesi Hipnoz Eğitim
§ Psikoterapi Enstitüsü - Psikoterapi Eğitimi
§ Duygusal Boşalım Tekniği (EFT- Gary Craig)
§ Hızlı okuma kursu
§ Evet’e Varmak-Müzakere Teknikleri (Ekser Danışmanlık)
§ Genious in You (Tony Buzan)
§ Liderlik Açmazları Grid Çözümleri (Ekser Danışmanlık)
§ Diksiyon ve İletişim Kursu
§ Satış ve Pazarlama eğitimi (Learning International)
§ Satış Eğitimi (Yönetim Geliştirme)
§ Pazarlama Eğitimi (ITC)
§ Yaşam koçluğu
§ Rüya analizi ve değerlendirmesi
Projeler / Çalışmalar
§ Narsisist kişiliklerde özsevinin terapide kullanımı
§ Kısa sürede borderline (sınırda kişilik) terapisi
§ Histerik, histriyonik ve çocuksu kişilliklerde babanın rolu
§ Histerik ve histriyonik kişilik bozukluğunda cinsel yaşantının terapideki rolü
§ Tek seansta sigara bağımlılığının yenilmesi
§ Hipnozla geçmiş yaşam çalışmasının klinik belirtilerdeki rolü
§ Kekemelikte gizli narsisistik / obsesif kökenin hipnoz ve EFT ile sağıtımı
Candan ESİN
Havacı askeri doktor bir babanın kanına “tıp bulaşmış” oğluyum. Elbette kanımda tıbbi bir köken olması hayatımın tamamının sağlık dalında geçmesine neden oldu. Bazen tıp mensubu olarak, bazen ilaç sektörü ile. Ancak sonuca baktığımda tüm geçmiş yaşantımın, beni bu günkü kariyerime itelediğini ve tüm bireysel ve mesleki tecrübelerimin, bugünlerde kullanılabilmesi için kayda alınmış olduğunu farkedebiliyorum. O yüzden de ödüllendirici süperego’ma sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.
Tabii anne tarafından araştırmacılık ve çözümcülük konusunda gelen bilgi akışının da etkisini deneyimleyebiliyorum. Genlerim de sağolsunlar bu konuda bana destek olmuşlar; mesleğimi ve insanları sevebilmeme imkan sağlamışlar.
40′imdan sonra önemini kavradığım ve daha da geliştirmek için hala çaba harcadığım duygusal zekamı da seviyorum. O olmasa, ne empati kurabilirim, ne de çözüm konusunda içimden gelen sese kulak verebilirim. Malum bilinç dışından gelen dürtüler önce duyguları tetikliyor ve sonra düşünce ve davranış ortaya çıkıyor. Duygusal zekam terapiler sırasında içimden gelen dürtüleri doğru şekilde değerlendirmeme yardımcı oluyor.
http://www.hipnopsikoterapi.com/
OLUMSUZ TARAFLARINIZI BİLİYOR MUSUNUZ?
1. Mükemmelliyetçilik
İnsanın doğal sınırını tanımazlar. Hiçbir kusura tahammülleri yoktur. Yaptıklarını en mükemmel şekilde yapmak ve herkesten daha çok başarılı olmak için çırpınırlar. Hiçbir zaman tatmin olmazlar. Her şeyde kusur bulurlar. Sürekli başkalarıyla yarışırlar.Yaptıkları işin sürecinden zevk almayı bilmez, sadece sonuca bakarlar.
2. Sürekli Denetçilik
Her koşulda çevresindekilerin davranışını denetlemeye çalışırlar. Bunu yaptıkları ölçüde kendini güçlü ve emniyette hissederler. Bu nedenle “kudret” kazanma peşindedirler.
3. Şiddetli Öfke
Öfke kişiyi iki biçimde korur:
a) Başkalarının kendine yaklaşmasını önler.
b) Kendi utanç duygusunu başkalarına aktarır. Bu tür insanlar sürekli olumsuzdur.
4. Kibir ve Gurur
Kibir bir kişinin diğerini rencide edecek derecede kendini önemli görmesidir.
Kibir ve gurur maskesini takan kişi, bir süre sonra nasıl bir kimse olduğunu kendisi de fark etmez. Özellikle başarı kibiri tam anlamıyla bir hastalıktır. Başarı kibiri hastalığına yakalanan işletmeler uzun süre ayakta kalamaz.
5. Eleştirme ve Suçlama
Bir insanı belirli bir davranıştan dolayı eleştirme ve suçlamaya başlayan kişi kendi utanç duygusunu eleştirdiği kişiye yükler.
6. Yargılayıcılık
Mükemmelliyetçiliğin bir koludur. Yargılayan bir kişi kendini diğerlerinden üstün bir yere koyar. Bir kişiyi ahlaksızlıkla itham etmek çok ağır bir suçlamadır, bu kadar ağır bir suçlamayı psikolojik bakımdan sağlıklı insanlar yapamaz.
7. Hor/Aşağılık Görme
Aşağılık görülen kişiye hiç değer verilmez. Onun öz benliği tamamen reddedilir. Ses tonu, davranış biçimi, beden dili yada sözel yolla ifade edilir.
8. Koruması Altına Almak
Mevki, yaş yada kudret bakımından yüksek olan birinin, kendinden daha düşük düzeydeki birini, o kişinin iznini almadan koruması altına alması ve onun namına kararlar almaya başlaması, bu kişi üzerinde olumsuz etki yapar.
9. Sürekli Yardım Edenler
Bazı insanlar kendilerini o kadar değersiz görürler ki, başkalarına sürekli yardım etmekle ancak bir değer kazanmaya çalışırlar. Esasında yardım etmeye çalıştıkları kişi kendileridir.
10. Başkalarına Sürekli Hoş Görünenler
Kendi öz benliği ile temas etmek istemeyen kişiler herkese, her yerde her zaman “hoş görünmeye” ve “hoş davranmaya” çalışırlar.
a) Sürekli hoş davranan, sahte bir dostluk yaratarak, kimsenin kendini üzecek dürüstçe bir söz söylemesine fırsat vermezler. Bu ilişkide dürüstçe etkileşim olamaz.
b) Sürekli hoş davranan başkalarına açık, dürüst ve samimi “söz” söyleyemez, sürekli hoş yüzeysel ve sahtedir. Bu tür kişilere kızmak isteyenler “Ben nasıl oluyor da böyle bir insana kızıyorum?” diyerek kendilerinden utanırlar.
c) Bu tür kişilerle gerçek ilişkiler kurulamadığından karşı taraf düş kırıklığına uğrar.
11. Haset/Kıskançlık Duymak
Başkalarının başarısı, kişiliği, malı, arkadaşlığı, eşi onların iç boşluklarını hatırlatacak bir nitelik taşıyorsa derin bir kıskançlık içinde kıvranırlar.


