Nasır Bandı Nasıl Kullanılır, Siğili Nasır Sanmayın

Nasır Bandı Nasıl Kullanılır, Siğili Nasır Sanmayın

SİĞİLİ, NASIR SANMAYIN

Kronikleşmeye meyilli nasır, ayaktan ayağa ya da başka uzuvlara bulaşmıyor. Lakin ayaktan ayağa bulaşan ve görüntüsüyle nasırı hatırlatan siğiller, hastaların kafasını karıştırmaya yetiyor da artıyor bile. Uzmanlar karşılaştıkları vakalardan yola çıkarak; siğillerini nasır sanarak hastaneye başvuranların çok olduğunu, nasır niyetiyle koparılan, kesilen siğillerin yanlış müdahale sebebiyle vücudun her yerine dağıldığını belirtiyor. Oysa siğiller nasırlara göre daha ufak oluyor ve bir basınçla karşılaştığında ağrıyor. Derinin üst tabakası kazındığında ise siyah noktacık halindeki ’siğil kökü’ ortaya çıkıyor. Bir de nasır, siğile göre daha kolay ve kısa sürede tedavi ediliyor.

Toplum arasında dilden dile dolaşan nasır tedavi yöntemlerinin başında pedikür (ayak bakımı) var. Genelde kuaför ve güzellik merkezlerinde verilen hizmette, ayak derisi ılık suda yumuşatılıyor, ponza taşıyla (topuk taşı) sürtülerek ayaktan nasır koparılıyor. Fakat uzmanlar bu yöntemi ‘Doğru bilinen yanlışlar’ kategorisinde değerlendiriyor. Çünkü ponza taşıyla doku kaybeden deri, hızla kendini yenilemeye başlıyor ve kısa sürede daha kalın bir tabakanın ayakta oluşmasına sebep oluyor. Dr. Zafer Türkoğlu, siğille nasırın kuaförlerde de karıştırıldığını, yanlış müdahalenin siğilleri artırdığını belirtiyor. Türkoğlu, siğille nasırı ancak dermatologların birbirinden ayırabileceğini iddia ediyor ve bu tür uygulamaların ayak bakım merkezlerindeki diplomalı uzmanlar tarafından yapılmasını tavsiye ediyor. Steril ortamda yapılmayan bakım ise ayağın enfeksiyon kapmasına sebep oluyor. Kullanılan malzemenin ’steril olmama’ ihtimali göz önünde bulundurularak her kadın ya da erkeğin kendine ait aletlerle bakım yaptırması öneriliyor. Böylece siğil, mantar gibi hastalıkların bulaşma riski de ortadan kalkıyor.

Genelde ağrı, acı çekmeye başlayınca doktora başvuran nasırzedelerden dermatologlar şikayetçi. Oysa basit ve küçük önlemlerle nasır oluşumunun önüne geçilebilir çünkü. Peki nasıl? Dr. Zafer Türkoğlu, tüm vücudun yükünü taşıyan ayaklarımıza çok iyi bakmadığımızı düşünüyor. Ona göre ayakların günlük bakımı ihmal edilmemeli. Her akşam ılık suyla ayaklar yıkanmalı, kurulanıp ‘ayak nemlendirici’ kremlerden sürülmeli. Çünkü bu yöntem hem günün yorgunluğunu alıyor hem de nasır oluşumuna zemin hazırlayan üst derinin nemlenip temizlenmesini sağlıyor.

Nasırın engellenmesi için “Ayağa zarar veren etken araştırılarak ortadan kaldırılmalı” diyen Dr. Küçükoğlu, ayak anatomisini bozup vücut ağırlığını belli bölgelere yükleyen ayakkabılar yerine, yükü bütün tabana dağıtacak ortopedik ayakkabıları tavsiye ediyor. Özellikle çukur ya da düz tabanlılar için ortopedik ayakkabıların tercihi son derece önemli. Özellikle taraklı, kilolu ayak yapısına sahip olanlar dar uçlu ayakkabı giymemeli. Sivri burunlu ayakkabılardan ise erkek kadın herkes uzak durmalı. Eğer nasırlar tedavi sürecine girdiyse yumuşak, geniş tabanlı ayakkabılar tercih edilmeli. Topuklu ayakkabılar ise mümkün olduğunca geniş tabanlı olmalı, topuk yüksekliği de 5 santimetreyi geçmemeli. Nasırlar tedavi edilirken iyice temizlenmeli. Çünkü küçük kalıntılar geleceğin nasırları demek…

NASIR BANDI NASIL KULLANILMALI?

Nasır yakısı uygulanırken ayağın terli ve ıslak olmamasına, ilaçlı bandın yerinden oynamamasına ve ilacın nasır üzerinden sağlam deriye kaymamasına dikkat edilmeli. Nasır bandı cilt üzerinde kaldığı müddetçe ayak yıkanmamalı, temizlik ıslak bir havlu ile silinerek yapılmalı. Ciltte herhangi bir tahriş veya duyarlılık reaksiyonu olursa bandın kullanımı durdurulmalı.

Leave a Reply